Updates from December, 2008 Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • catiski 1:32 am on December 30, 2008 Permalink | Reply
    Tags: , görsellik, , kare, , yedinci,   

    Sinema’daki Sessizlik Sanatı 

    Sinema’ya yedinci sanat denmesinin sebeplerinden birisi de görsellik doyuruculuğudur. Kimi sahnelerde bilirsiniz ki bir an için filmi ikinci plana alıp arka sahneye odaklanmışızdır. Yönetmen, daha doğrusu görsel sanat haz’ını mühim bulan yönetmen, bir an için sanki filmine ara verir ve enteresan kareleri izleyicilere sunmaya çalışır. İşte bu sinemadaki sessizliğin tavan yaptığı dakikalardır. Bu öyle bir sessizliktir ki, pek de bir anlamı yoktur. Bildiğiniz sessizlikten farksızdır. O yüzden sinemadaki sessizlik üzerine yazmak pek akıl kârı değildir.

    Bu anlamda sonuç olarak sinemadaki sessizliğin tek önemi; yalnızca yanınızda mısır patlağı (kabuklu fıstık?) yemeyen ve dolayısıyla onların sesini duymadığınız sessizliktir. Bu öyle bir sessizliktir ki bunun üzerine sessiz kalmak komik olacaktır.

    Sonraki Kategori: Psikoloji

    Sonraki Konu: Şizoid Kişilik Bozukluğu/Belirtileri

     
    • ignoramus 9:47 pm on December 30, 2008 Permalink | Reply

      Yazıyı üç-beş kere okudum. Ve her okumamamın sonunda, çok istesem de, metne bir şekilde bir yerinden muhalif olmam gerektiği hissini yokedemedim. Hissi yokedemesem de, kendimi bunu pratiğe dökmekten alıkoymayı başardığımı, yorumumu burda noktalayarak kendime kanıtlamak istiyorum.

  • ignoramus 11:08 pm on December 29, 2008 Permalink | Reply
    Tags: 15. yy avrupası, çağ, erinç, kestirme, memnuniyet, orta, ütopik   

    Ütopik Sıfatlar ya da Kestirmeler – 1 

    On Beşinci yüzyılın üçüncü çeyreğine tekabül eden Kasım ayları, genellikle Orta Avrupa’da -özellikle de günümüz modern dünyasında, acı deneyimlerle geçen savaşlar,  politik entrika ve çekişmelerin ardından nihayet Fransa diye isimlendirmekten bir an bile tereddüt etmeyeceğimiz bölgenin çevresinde- yaşayan halk için çok çetin geçerdi diye başlayan bir yazı yazmak öyle çok isterdim ki, tahmin bile edemezsiniz.

    Ne var ki, hayat acı gerçeklerin üzerine kurulu. Bırakın 15. yy Orta Avrupa’sını, dün yaşadığım gündelik sıradan olayların, maruz kaldığım durumların bile neden-sonuç ilişkisini adamakıllı  kurup analiz edebilir miyim ondan bile emin değilim.

    Ne gariptir ki bu durum yine de bu acizliğimin ardına sığınıp herhangi bir şey üstüne hiç bir şey söyleyemeyeceğim anlamına gelmiyor. (Bakınız >>)

    Çünkü ister 15. yy da isterse yakın çağda yaşamış (isteyerek olacak şey değil tabii ki) olsun, her insan için memnuniyet(sizlik) her zaman vardı. Var olmaya da devam edecek. Etmeli. Eder. Edim.

    Erdim. Erdin. Erdinç ve nihayet “erinç”.

    Sonraki Kategori: Sinema

    Sonraki Konu: Sessizlik

     
    • catiski 1:15 am on December 30, 2008 Permalink | Reply

      Yorumumu yazmadan önce bu’nun ilk yazın olmasından ötürü seni bunharca eleştirmeme fikrini kendime aşıladım. Buradaki gizli mesaj; (“Eleştirilecek bir tarafı yok” diye bir şey yoktur.)

      Ama yine de, hayatın acı gerçeklerin üzerine kurulmasından bahsetmiş olmana inanamamakla beraber, başlıkla yazının uyumsuzluğuna dem vurmadan geçecek değilim. İlk paragraf gerçekten aykırı mizahi yönünden birkaç kuble ipuçları vermiş. İkinci paragrafında bir an için umutsuzluğa kapılmış birini oynarken üçüncü paragrafta “yıkılmadım henüz” tavrını oturtmuşsun. Çok cesurca. Ve son olarak “erinç”e ulaşman bu monologumsu yazının en trajik kısmı olmuş.

  • catiski 6:41 pm on December 29, 2008 Permalink | Reply
    Tags: açıldı, , cümle alem, her şey, , , nasıl, neden, , niye   

    Ve cumle.org Açıldı. 

    Cümlelerin gücüne inanan ve hakimiyetini kayıtsız şartsız kabul edenler olarak biz, biraz oyunsal, biraz trajik, daha da yanlışı, biraz her şeyden, daha doğrusu ise pek çok şeyden bahsetme yolunu biraz değişik bir biçimde yapabileceğimizi düşündük. Hiçbir dürtme olmadan yazabilmeyi denedik, fakat bunun için uygun insanlar değildik. Kısıtlanmanın, yaratıcılığı daha da arttırabileceğini fark ederek buna manifesto‘daki kurallarda görüldüğü gibi bazı örneklerle başlayalım dedik.

    Bu şartlar, hakkında fikir sahibi olmadığımız konularda yazabilmemizi ve içimizdeki -olumlu ya da olumsuz- cevheri tetiklememizi sağladı. Hiçbir zaman  hakkında yaz(a)mayacağımız, yazmayı düşün(e)meyeceğimiz ve hatta nefret ettiğimiz konularla ilgili fikilerimizin ortaya çıktığını görerek bunun ilginç olabileceğine karar kıldık.

    Sonuç olarak; Kişilerin kendi istedikleri  yerine başkalarının istedikleri yazıları yazmalarını sağlayan; fedakâr, sadist ve garip bir mekanizma oluştu.

    Açılış

     
    • eXecution 11:51 pm on December 29, 2008 Permalink | Reply

      akıl var mantık var…

    • Darkwalker 4:36 pm on January 6, 2009 Permalink | Reply

      Olası bir hayırlı olsun durumu.

    • dilara nur 2:56 pm on March 17, 2009 Permalink | Reply

      çok saçma şeyler verio

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel