Updates from January, 2009 Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • catiski 2:10 am on January 31, 2009 Permalink | Reply
    Tags: ada, anekdot, anektod, anektot, gizli, , michael, on, previously, sawyer, sovyır   

    Lost Dizisi ve Gizem Dolu Anekdotlar 

    sawyer

    Kafamı en çok kurcalayan cevaplanmamış sorulardan birisi de -belki de birçok gizeme göre gölgede kalmış- Michael‘ın kendini öldürmeye çalışması ve bunu başaramıyor oluşuydu. Bu gizeme verilen cevap da hiç tatmin edici gelmemişti. Michael’ın trafik kazası yaparak intihar denemesine “başarısız olabilir” diyebiliyoruz bunda sorun yok. Fakat kafasına tabancayı dayaması ve neticesinde silahın tutukluk yaparak kendini öldürememesine yapılan açıklama; “Ada buna izin vermiyor“.  Nasıl yani ya? Ada buna nasıl izin vermiyor lan? Bu mu yani açıklamanız? Ne dememizi bekliyordunuz? “Hee ada izin vermiyomuş lan, tamam.” mı diyecektik?

    Bir diğer cevaplanmamış soru da Sawyer‘ın gözlerinin -nerdeyse- göremeyecek kadar bozulması, akabinde gözlük kullanmak zorunda kalması ve sonra nasıl oluyorsa bir anda -sanki lazer tedavisi olmuşcasına- gözlüklere  artık ihtiyaç duymuyor oluşu. Tamam ada biraz garip ve insanları iyileştirmek gibi özellikleri var fakat bu oyuncak değil ki gözü bozup sonra eski haline getirmek ne oluyor? Ada biraz çocukca davranıyor.

    İyileştirmek demişken madem iyileştiriyor Jack gibi efendi, yardımsever, temiz kalpli bir adam neden apandisit ameliyatı olmak zorunda kalıyor? Sawyer‘ı iyileştirirken hiç sorun yok fakat iş Jack‘i iyileştirmeye gelince Ada bir anda sinesine çekilip sanki böyle bir özelliği yokmuşcasına -”ben karışmam“- edasıyla gününü gün ediyor. Tamamen ikiyüzlü ve adaletsizce.

    İsimlerini hatırlamadığım iki elmas hırsızına gelince, bunları zehirli bir tür örümcek sokmuştu hatırlarsanız ve  gömülürken, kız yüzüne toprak atılmadan önce gözünü açmıştı. Canlı canlı gömüldü yani. Canlı gömülmelerine yalnızca izleyicinin şahit oluşundaki amaç neydi? Tamam kız pek güzel olmayabilir, hırsız da olabilir ama cezası canlı canlı gömülmek mi? Bu nasıl bir anlayıştır?

    Bunları sorgulamanın anlamsızlığından(!) bahsetmek istemiyorum. Bunlar ciddi sorunlar ve ileride cevaplanması gerekiyor. İddia etmiyorum ki yalnızca ben farketmişim, eminim birçok kişi farketmiştir. Ama bunun gibi ayrıntıları açıklamakla yükümlü olan onlar ve bir şekilde -en azından kendi adıma- açıklama bekliyorum. Tabii Ada buna izin verirse.

    Sonraki Konu: Heroes dizisinden detaylar ve kahramanların güçlerini randımanlı kullanamamalarının yarattığı “ben olsam” durumları.

    Bu Kelimeler Kullanılacak!: nakamura, uçmak, absorbe

    Bu Kelimeler Kullanılamaz!: zaman, dünya, nathan

     
    • ignoramus 11:42 am on February 2, 2009 Permalink | Reply

      Uzun süredir benim de kafamı kurcalayan Sawyer ve gözlük meselesi hakkında (Sawyer’ın kitap okumaya başlaması ve bitirmesiyle yakından ilgili olduğunu düşündüğümden) acaba verilmek istenen mesaj şu olabilir mi: “Ada’nın hastalıkları iyileştirme konusunda muazzam gücüne rağmen Ada’nın içinde ya da dışında çok kitap okumak gözleri bozar, kitap okumayın, dizi ileyin”

  • ignoramus 3:32 pm on January 30, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , children, , ingiltere, , kaos, kısırlık, men, salgın, son, umut   

    Çocukların Olmadığı Bir Dünya Hayal Etmek 

    Türkçe’ye “Son Umut” olarak çevrilmiş “Children of Men“, nedeni belirtilmeyen bir salgından dolayı yaklaşık son 20 yıldır insanların üreyemediği kaos içinde bir dünya konusuyla ilgi çekici bir film. Yıl 2027, geleceği miras bırakacak, eğitip yetiştirecek, dövüp terbiye edecek, elinden tutup parka götürecek hiçbir çocuğun olmadığı bir dünya. İnsanlığın -nihayet – sonu gelmiş. Üstelik nedeni ne acımasız uzaylılar, ne dünya savaşı ne de küresel ısınma: Kısırlık. Anlam veremesem de insanlığın sonunun gelmesine rağmen herkes bu kaos içinde, düzeni -göreceli de olsa- koruyan tek ülke İngiltere’ye akın etmekte. Film de zaten İngiltere’de geçiyor.  (O yüzden herkes oraya gitmek istiyor olabilir mi ki. )

    İnsanlığın sona ermesi tam da bu kadar yakınken, birden hamile kalmış/kalabilmiş bir kadının ortaya çıkması ve bebeği de bi’ güzel doğurmasıyla -ne yazık ki- yine umutlar yeşeriyor. Bebeği , hakim olan kaos ortamından kurtarıp tüm insanlık için en iyisini bilen bağımsız bilim adamlarının oluşturduğu “Human Project” eline  teslim etme çabası sürecini, başaramayacaklarını umarak izleyen tek ben miyim bilmiyorum. Ama onu da yapıyorlar ve “son umudun” da tükenmesiyle film mutsuz, umutsuz bir sonla bitiyor.

    Sonraki Konu: Lost’taki En Büyük Gizemler ve Açıklaması

    Mecburen Kullanılacak Kelimeler: gözlük, izin, yüküm(lülük)

    Katiyen Kullanılmayacak Kelimeler: mantık, eğlence, sıradışı

     
  • catiski 2:15 am on January 29, 2009 Permalink | Reply
    Tags: abi, efendi, hamır, hammur, hammurabi, hamur, hamurabi, kanun, kanunları, köle, mörfi, mörpi, murphy, yasa, yasaları   

    Murphy Yasaları ile Hammurabi Kanunları Üzerine 

    hammurabi

    Şimdi size Google‘dan ufak bir araştırma zahmetiyle bulduğum Hammurabi ve Murphy kanunlarını kopyala-yapıştır komutuyla buraya yazıp, sanki topluma faydalı bir iş yapmışcasına keyifli bir şekilde yaşamıma devam edecek değilim elbette. Murphy kanunları aslında üç-beş taneden ibaretken zaman içinde -biraz da eğlenceli olduğu için- (kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır) insanlar tarafından çoğaltılmıştır. Hammurabi yasaları ise 300′e yakın olup, oldukça despot (bir metresin ya da fahişenin oğlu babalığına ya da analığına “benim annem ya da babam değilsiniz” derse dili kesilir) bir anlayış içindedir ve değişime uğramamıştır. Hammurabi kanunlarına despot dediğim için acaba benim için nasıl bir yasa çıkarırdı diye merak etmiyor da değilim. Hatta günümüz anayasasını güncelleme görevi O’na verilseydi nelerle karşılaşabileceğimizi hayal bile edemiyorum.

    MurphyBi’ yandan Murphy’nin öyle(me)sine sarfettiği cümleleri kanuna çeviren toplum, bir yandan da zaten bir hayli fazla olan Hammurabi’nin (abi demiş gibi oluyorum ve oldukça sinir bozucu) yasalarına elini değdirmeden olduğu gibi bırakan toplum… Hammurabi yasaları insanı kendi türünün bir zamanlar ne kadar vahşi olduğunu düşündürerek (“bu kadarı da fazla artık!”) gergin bir hale sokarken ne ironiktir ki Murphy yasaları insana farkındalık (“aa! hakkaten”) yaşatır.

    Acaba Hammurabi bir toplantı düzenleyerek mi bu kanunları oluşturmuştur? Kuruldaki üyeler nasıl bunları onaylıyorlardı? Aklım pek almıyor.

    • Hammurabi: Bir köle efendisine “sen benim efendim değilsin” derse ve onlar o köleyi suçlarsa efendisi onun kulağını kesebilsin bence.
    • Kurul Üyesi01: Mantıklı.
    • Kurul Üyesi02: Bence de, ikisini kesmek onu işlevsiz kılacaktır.
    • Kurul Üyesi03: Burnunu kesmeyi önericektim lakin kulak iki tane olduğundan daha insaflı gibi geldi.
    • Hammurabi: Toplantı bitmiştir.

    Sonraki Konu: İnsan ırkının (halen?) türünü devam ettiriyor oluşu ve insanoğlunun kısırlaştırılması

    Zorunlu Sözcükler: üremek, miras, bilim

    Yasaklanmış Sözcükler: ölmek, evren, sistem

     
    • derya 9:48 pm on December 6, 2009 Permalink | Reply

      ya iyiki biz yokdun onun olduğu zaman yoksa şimdiye biyerlerim eksilmişdi ya elim ya dilim yada burnum :D

  • ignoramus 3:21 pm on January 28, 2009 Permalink | Reply
    Tags: alışkanlık, , cevap, dil, hacı naber, hal, hatır, iyi misin, naaptın, naber, nasıl gidiyo, nasılsın, nassın, retorik, , tik   

    Anlamsız Dil Alışkanlıkları – Retorik Sorular 

    Çalışmak, müzik dinlemek, dolaşmak, durmak, film izlemek ya da bunun gibi herhangi bir vakit geçirme yöntemi ile meşgulken, yaşamı katlanılabilir kılan bir uğraş bulmuş ve yapıyorken birinin karşınıza çıkıp  “Nasılsın?” diye sorması aslında size yapılacak en büyük saygısızlıktan biridir. En masum haliyle bile, bulunduğunuz ruh hali ne olursa olsun size durup kendinizi yoklamayı dikte etmek, sorgulamaya zorlamaktır. Ne kadar sıklıkla bu soruyla karşılaştığımızı  da düşünürsek bizi sürekli kendimizin, yaptıklarımızın farkında olarak bitmez tükenmez bir buhrana sürüklemek de ne demek olmaktadır? Bizi böyle bir felakate sürüklemekteki amaç nedir? Kimlerin halimizi-hatırımızı sorduğunu düşünürsek; örneğin bakkalın buna ne hakkı olabilir?

    Duyguları isimlendirmeden, dile getirmeden ve buna ihtiyaç  da duymadan yaşarız. Sevinçliyken, kendi kendimize -içimizden bile olsa- “şu an sevinçliyim, evet sevinçliyim, seviniyorum, ne güzel seviniyorum” diyemeyiz. Belki de sevinçli olabilmenın en önemli şartlarından biridir bu.  Sevinçliyizdir; ta ki birinin çıkıp “nasılsın” diye sorarak sevincimizi yok etmesine kadar. Sevinçli olmanın farkında olarak sevinmek olsa olsa buruk bir sevinç olacaktır. Gülüyorsak gülüşümüz donup kalacaktır.

    Kullana kullana anlamsız, içi boş bir hale gelen “nasılsın”, aslında bir soru bile değildir. Sorusu da cevapları da gereksiz bir alışkanlık, dilsel bir tiktir.

    “Nasılsın?”

    Gerçekten de nasılım ki acaba? Ne yapıyorum? Niye gülüyorum? Nasıl gülüyorum? İşte böyle  gülüyorum.

    Sonraki Konu:  Murphy Kanunlarıyla Hammurabi Kanunlarının Karşılaştırılması

    Kullanılacak Kelimeler: ironik, gergin, toplantı

    Kullanılmayacak Kelimeler: eski, an, geçmiş

     
  • catiski 2:55 am on January 27, 2009 Permalink | Reply
    Tags: amacı, chuck, eksileri, hayatta, kalmak, kendini geliştirmenin zararları, mitolojik, nahoşları, negatif yönleri, olumsuzlukları, palahniuk, pikaresk, rölatif, yaşama   

    Ufkun Genişlemesinin Getirdiği Çıkmazlık 

    Kitaplık

    İnsanın yaşama amacı -temel yaşama amaçları- ne olabilir? İlk bilineni ‘hayatta kalmak’ peki ya diğeri  ‘mutlu olmak’. Kitap okumak, bu amaçlarımıza ters düşmüyor gibi gözükse de  pekalâ düşebilir. Bilinen en büyük zararı gözleri bozmak gibi düşünülse de bundan çok daha vahim olabilir. Olaylara kelebek etkisi kıvamında bakıyorum gibi gözükedebilir ama bu tamamen bir kurmaca olarak kalacaktır. Herkes için geçerli değilse bile kitap okumak, insanların ufkunu açar, daha farklı düşünebilmeye olanak tanır. Bunların pozitif ya da negatif oluşu rölatif olup, çok düşünen bireyler için genelde tehlikeye işaretken, umursamaz birisi için eğlenceli bir vakit öldürgeç olabilir. Ve o kadar çok çeşit vardır ki (mitolojik hikayeler, pikaresk romanlar, denemeler vb.) insan hangisinin kendisini mutlu edebileceğine nasıl emin olabilir? Sonuçta kitaplarda fragman bile yok. Hamamböceklerine inanılmaz bir şekilde bağlılık duyan birisi Franz Kafka okuyarak mutlu olabilir mi? Hayatı kariyerinden ibaret olan ve bunu asla kaybetmek istemeyen bir iş adamı Chuck Palahniuk okuduktan sonra neler hisseder ya da kitabı bitirebilirmi ki?

    Ek olarak, kitap okuyarak övünmek ya da kitap okumayarak övünmek gibi davranışlar biçimleri var. Bana kalırsa ilki çok daha tehlikeli ve trajik görünüyor.

    Sonraki Kategori : Bağımsız

    Sonraki Konu: Birine, hâl-hatır (“nasılsın?”) sormanın getirdikleri ve götürdükleri.

    Kullanılması Şart Sözcükler: felaket, buhran, saygı

    Asla Kullanılmayacak Sözcükler: hissetmek, kötü, hoş

     
    • ignoramus 12:10 pm on January 27, 2009 Permalink | Reply

      Söz konusu kitap okumak olduğunda gizli, içten içe bile olsa övünmek kesinlikle yapılacak en aptalca şeydir. Bi kere başlı başına yapılan eylemin ne olduğunu anlamaya en önemli engeldir. Çağımızın vebasıdır, insanlığın kanayan yarasıdır, sağduyu ve doğruya yapılan en büyük hakarettir, en aşağılık kibirlerdendir.

  • ignoramus 10:14 pm on January 26, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , cennet, , çilek yardımı, , görsel ritim, havva, media player, media player center, , visual names, visualitor, visualization, visulation, vizuleyşın,   

    Windows Media Player Görsel Ritim (Visualization) Öğelerini İsimlendirmek 

    Adem Havva’yla birlikte cennetten kovulup ceza olarak da dünyada birbirlerinden farklı ve biz fanilere göre çok uzak yerlere gönderildiğinde, Adem’in yüzleşmek zorunda olduğu tek sorun ayrılık değildi elbette. Cennetin konforuna duyduğu özlem, yediği elmanın pişmanlığı bir yana artık en basitinden karnını doyurmak,  sığınacak bir yer bulmak gibi ilk insancıl ihtiyaçların ilk sıkıntısını çekmesi de gerekiyordu.  Çekti de. Ancak yeteri kadar çektiğine karar vermiş olmalı ki günlerden bir gün Allah, Adem’e neleri nasıl yapması gerektiği hakkında bilgiler verdi.  Ve neyi nasıl yapmasından daha da önemlisi herşeyin ismini birer birer, aha bu ağaç, aha bu buğday, aha bu taş diye Adem’e öğretti ve kati suretle unutmamasını tembihledi.

    Windows Media Player’ın akıldan, mantıktan ve pozitif bilimlerden haklı olarak bağımsız visualization (görsel ritim) öğelerini adlandıran ya da  İngilizce‘den çeviren her kimse Adem kadar şanslı olmadığı için bunu tek başına yapmak zorundaydı.

    Farklı Dairelerin Dansı, Mücevher Matris, Yeşil Düşmanın Değil, Örümceğin Son Anı , Hortum Dinleniyor gibi çabalar hakkında önceleri ben de bir çok kişi gibi hahaha ne kadar salakça şeyler hangi gerzek yazmış olabilir ki böyle şeyleri kıvamında fikirlere kapılmıştım. Ama söz konusu görsel ritim öğelerini izleyerek kendim yeniden isimlendirmeye çalıştığımda yaşadağım hüsranın bir çeşit “Yaklaşan Boşluk” hissini takip etmesiyle yanılmış olabileceğim gerçeğini gördüm.

    Yukarıdaki isimlendirmeler bir yana, zihnimi zorlayıp tasavvur etmeye her ne kadar zorladımsa da “Çilek Yardımı” nı kavramaya hayal gücüm yetmedi. Herşeye rağmen bu sıradışı isimlerin kaşifine, ufkumuzu açarak yarattığı etki için tüm insanlık adına teşekkür ediyoruz.

    Sonraki Konu: Kitap Okumanın Yararları ve Zararları

    Kullanılmasını İstemediğimiz Kelimler: gereksiz, tercih, göreceli

    Kullanılmamasını İstemediğimiz Kelimeler: Roman, Kafka, Pikaresk

     
  • catiski 12:46 am on January 26, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , bollywood, buruk, hakir, hobi, mermer, nato, öldürgeç, örümcek, sevinç, süre, vakit, vakit boğma, vakit öldürme, vakti öldürme, , zaman geçirme, zamana zülmetme, zamanı harcama, zamanı öldürme   

    Zaman Öldürgeçlere Bakış 

    bollywoodYalnızca Bollywood’da yılda yaklaşık 1000 (bin) sinema filmi çekildiğini duymuş olduğum gün, yeryüzündeki tüm filmleri asla izleyemeyecek olmamla yüzleştiğim gündü. Ama bi’ yandan da “o filmlerin kaçı izlenmeye değer ki?” diyerek buruk bir sevinç yaşamıştım. Boş vakitleri öldürürcesine geçirmenin ya da boş vakitleri nitelikli bir biçimde geçirmenin herkes için farklı olduğunu biliyor ve buna rağmen  zaman zaman başkalarının zaman öldürme yöntemlerini onaylamıyoruz hatta hakarate varacak boyutta “salak” bile diyebiliyoruz. Peki bu farklılıkları bildiğimiz halde neden sanki hiç bilmiyormuşcasına, sanki örümcek beyinliymişizcesine, sanki at gözlüklerimizi takarmışcasına ve hatta sanki nato kafa nato mermermişizcesine bunlara engel olmuyoruz? Suça ortak oluyorum lakin ben kontrol edebiliyorum, ama siz neden? Diğerinin zekasını hakir görmenin otomatik olarak sizi yücelttiğini düşünmek gibi abuk-subuk   trajik ve hatta acınası bir neden olabilir mi acaba? Kime diyorum sence? Çok farklı olduğunu düşünmeden önce, bi’ düşün bence.

    Sonraki Kategori : Bağımsız

    Sonraki Konu: Windows Media Player’ın akla, mantığa, zihne ve fenne dayanmayan visualization (görsel ritim) çevirileri

    Zorla Kullanılacak Kelimeler: ritim, görsel, ingilizce

    Kullanılması İmkansız Kelimeler: bilmiyorum, müzik, tercüme

     
  • ignoramus 8:21 pm on January 25, 2009 Permalink | Reply
    Tags: alkol, alkol duvarını aşmak, alkolik, asit alkol, ayyaş, bağımlı, çakır, çakırkeyf, duble, esrik, etil alkol, içki, içki psikozu, içki sefası, içkili, kafaları çekmek, kafayı çekmek, mest, metil alkol, sarhoş, serdengeçmek, serhoş, sermest   

    Alkol Neye Hizmet Eder? 

    alkol

    Sarhoş olunca yaptıklarımız ya da söylediklerimiz, alkolün vücutta yarattığı etki sonucu düşünme ve duyu yetilerinin yavaşlaması ve körelmesiyle çevreyi farklı algılayarak verdiğimiz anlık tepkiler mi yoksa aslında her zaman -ayıkken de- yapıp söylemeyi düşündüğümüz ya da istediğimiz şeylere engel olan herneyse alkolün onu da zayıflatması sonucu ortaya çıkma şansı bulanlar mı bilemiyorum. Birileri, hangisinin gerçek olduğuna, Biyoloji, Kimya ve Psikloji bilimlerine dayanır, tumturaklı bi’ açıklama yapmış mı yapacak mı onu da bilmiyorum, hiç araştırmadım. Ama sonuçta neyin sonucu olursa olsun, çoğu insan sarhoşken normal olmayan davranışlarda bulunur. Hatta bazıları bunun gayet farkında olduğundan sırf bu yüzden içebilir. Örneğin ayık kafayla hoşlandığı insana duyduğu sevgiyi ifade edemeyen birinin, bi’ de iki bira içtikten sonra denemesi gibi.. Ayyaşlar da belki salt bir eylem için değil de ayıkken “yaşa(ya)m”ayacaklarını düşündüklerinden sürekli içmektedir. Sarhoş olan insan rahatlar, mantıksal, sosyal ve kişinin bire bir kendisine uyguladığı baskıların etkileri azaldığından tanımadığı insanlarla konuşabilir, sokağa işer, haykırır, uyumak için çok rahat bi’ yere ihtiyaç duymadığının farkına varır, sakarlaşır, kusar vs..

    Sonraki Konu: Vakit Geçirme Yöntemleri

    Kullanılması Zorunlu Kelimeler: Salak, Boş, Nitelikli

    Kullanılması Tehikeli ve Yasak Kelimeler: Yanlış, Değerli, Sürekli

     
  • catiski 1:15 am on January 25, 2009 Permalink | Reply
    Tags: Ayarsi, Emayarsi, , ileti, iletişim, khaled, mardam, mesaj, mIRC, , yeni   

    (Em)Ayarsi’den Emesen’e 

    Bir arkadaşım şöyle demişti; “Başbakanın adını unuturum, ama o adamın adını asla unutmam” bu adam kim mi? mIRC’nin yaratıcısı Khaled Mardam-Bey. (bey’i ben eklemedim) Eski sürümlerde programı çalıştırdığınızda “About mIRC” penceresinde fotoğrafı bulunan ve burnuna tıklandığı zaman *biiip* sesi çıkaran bu insan, babası suriye, anası filistin asıllı bir programcıdır. Halen mIRC’yi satarak  filistin halkına bağış yapacak kadar da duyarlı ve sevecen bir insandır demeyi isterdim ama bilgim yok. MSN ilk olarak windows95 ile tanınmış olup MicroSoft Network’ün kısaltmalarından oluşmuştur. Sürekli bulunuyorsanız eğer #Zurna insanı olmaktan muafsanız, mIRC’nin atmosferi daha samimidir. Msn konferansı çok yapay hissettirirken mIRC’nin konferans şekli nasıl oluyorsa ılıman bir hava sergilemektedir. Belki de uzun zamandır içinde olduğumdan bana öyle geliyordur. Herneyse yazılı chat asla sona ermeyecektir. Çünkü; smiley yok, göz kırpmak yok, titreşim yok, fotoğraf yok, kamera yok, sonuç olarak tip yok.

    About mIRC Msn

    Sonraki Kategori: Bağımsız

    Sonraki Konu: Sarhoş olmanın açığa çıkardığı davranışlar

    Kullanılması Mecburi Sözcükler: alkol, ayyaş, gerçek.

    Kullanılması Yasak Sözcükler: sahte, bilinçaltı, cesaret.

     
    • shivers 4:23 pm on January 26, 2009 Permalink | Reply

      slm nbr?

    • skdjskd 10:44 pm on March 3, 2009 Permalink | Reply

      iğrenç

    • elif 8:39 pm on March 9, 2009 Permalink | Reply

      naber sekerim napıyon iyimisin iyi uyudun mu seni seviyorum bunu sakın unutma seni seviyorum

    • elif 8:40 pm on March 9, 2009 Permalink | Reply

      selam ben elif

    • Peyami 12:52 pm on March 13, 2009 Permalink | Reply

      Bende seni seviyorum bitanem bu herifte kim

    • bydueko 8:35 pm on September 25, 2009 Permalink | Reply

      bu adama hastayım dunyanın en guzel programını yazmıs :=))) gorup elını opmek ısterım :=)))

  • ignoramus 8:21 pm on January 23, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , gerçek, ihanet, , politika, yalan,   

    Sevgi Çemberi 

    Sevgi Çemberi

    Herkesin tüm eylem ve söylemlerinde samimi olduğu, sahte en ufak bir mimiğin bile olmadığı bir dünyada yaşasaydık ne olurdu? Gereksiz nezaket, korku, çekinme çıkar kaygıları olmadan, tam da ne düşünüyorsak onu, direk söyleyiverseydik..  Sanırım insanlar kabul etmemekte direndikleri kendilerince “acı” bir dolu gerçeğe bire bir tanık oldukları için kolayca inananırlardı. Tüm yalanlar, kumpaslar, entrikalar, suçlar, sırlar üzerine kurulu modern toplumumuz ve kurumları yok olacağından bir çok insanın hayatlarının “anlamı” da kalmaz ve toplu bir bunalım  ve kaos dönemine girilirdi. Reklamcılık, pazarlama, ticaret, politika, din, ahlak, aşk, ihanet ve ezoterik herşey yok olurdu.

    “Farbikamızda -inanılmaz ama- günlüğüne 1 dolar vererek çalıştırdığımız çoğu çocuk sefil işçilerimizin ürettiği, maliyeti fiyatının neredeyse 10′da 1′i kadar olan ve muhtemelen 2 ay sonra kullanılmaz hale gelecek bu ayakkabıyı satın almak istemez misiniz?”

    “Ne istediğiniz, hayatlarınızın nasıl daha iyi hale geleceği ne benim ne de partideki diğer arkadaşlarımın zerre kadar umurunda değil. Bize oy verin.”

    “Ha ha ha. Tabii ki Hadise senden daha güzel, sevgilim. Ufak da olsa onunla beraber olma şansım olsaydı seninle bir dakikamı bile harcamazdım.”

    Sonraki Konu: mIRC’ten Msn’e Chat Alışkanlığının Değişimi, Etkileri

    Kullanılması Zorunlu Kelimeler: muaf, duyarlı, sevecen.

    Kullanılması Yasak Kelimeler: iletişim, istek, yalnız

     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel