Tagged: beyaz RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • ignoramus 7:29 pm on March 15, 2010 Permalink | Reply
    Tags: aktivite, beyaz, bilmece, einstein, kazanmak, oyun, problem, satranç, spor, zafer   

    Beyaz oynar, kazanır! 

    Beyaz kazanıcak.

    Satranç, delileri sağlıklı tutan bir spordur.
     Albert Einstein

    Spor, fiziksel bir aktivite; Einstein en ünlü fizikçi, yandaki de sıradan bi satranç problemi. Beyaz oynuyor ve kazanıyor.  Aslında ortada bi problem yok. Beyaz oynadığı sürece beyaz tabi ki kazanacak. Siyahın eli kolu bağlanmış durumda, beyaz oynayıp kazanırken ona biçilen rol durup izlemek. Çünkü tezgah baştan kurulmuş: Beyaz oynayacak ve kazanacak, yapacak pek bir şey yok. At binenin kılıç kuşananın.

     
    • catiski 1:48 am on March 16, 2010 Permalink | Reply

      satranç kurallarında bilinir ki beyaz taşları seçen her kimse ilk o kişi başlama hakkına sahiptir. satranç problemlerinde de her daim beyaz oynar kazanır. acaba beyaz zaten 1-0 önde başladığından kelli mi ona bu rol biçilmiştir bu hep kafamı kurcalamıştır. Ying-Yangda da beyaz iyiliğin, siyahsa kötülüğün simgesini temsil eder. madem iyiler her zaman kazanıyorda kötüler hep kaybediyor, o halde satranç oynayan her iki kişiden birisi kötü insan statüsüne girmiş oluyor. buna istinaden iki iyi insanın satranç oynayabilmesi mümkün olmadığı gibi, iki kötü insanın da satranç oynayabilmesi mümkün olamıyor. ee öyleyse satranç müsabakaları buna göre mi düzenleniyor diye düşünmüyor değilim.

  • ignoramus 10:48 pm on January 20, 2009 Permalink | Reply
    Tags: beyaz, çabalamak, düzen, hücre, , sıcak, siyah, soğuk, suçluluk   

    Düzenli Harf Yığınları 

    abece

    Ev ödevini yapmayı unutan çocukların yaşadığı geri dönmeleri taşıyan güneş ışınlarının bunun farkında olmamalarına verilen adla hiç bir ilişkisi olmayan derinlere ilişmeksizin sürdürülen ilişkilerin ilmühaber kayıtlarına asla geçmediği resmi binaların duvarlarındaki donuk ifadeye bakıp bakı baktıran memurların ellerindeki tarihin izlerinin bulunduğu laboratuvar koşullarında diğer tüm veriler sabitken hazırlanan raporların patrona sunulmasının bir öneminin kalmamasına sinirlenen paspas satıcısı çıraklarının yüzündeki pembe uyarı ve kırmızı öfke ve mavi acılardan bihaber oltasının ucuna zavallı soluncanları teker teker takıp takmaya uğraştığı şeyden sıkılmasına rağmen sıkılmasını bir sonsuz görevmişçesine sürdürdüğünün rasyonel hiç bir insanın umurunda olmadığı ısrarla ve sözümona kahramanca savunurken yıllar öncesinde ileri atılan ve atıldığı yerde unutulan bir eski şövalyenin göğüs cebinde kana bulanmış sarı kağıtlardaki karanlık hikayelerin içinde ve dışında da var olmayı başarmış denizkızlarını tek gören ve bunu bilimsel ve akılcı yönlerle kanıtlayan adamın kulaklarındaki kemiklerin sıralanışıyla ilgili derslerde sıralara erimiş bir margarin kıvamında dökülmüş bir oturuşla yığılmış öğrencilerin ayak parmakları arasındaki kirleri elde etmeye çalışacak kadar mühim bir işe kalkıştığına inanana kadar ki zorlu süreci atlatmış ve artık geri kalan zaman zarfında üzerinde pul bulunmayan mektupları sıcaktan da bunalarak çöpe atan postacının post-acılar içeren kitaplardaki  bakışlar altında eriyen insan hikayelerindeki gibi kayalıkların arasında kımıldayan tuhaf kertenekelelere aldırmadan sırtını denize verip göğü ve çıplak  vücutları seyre dalan küçük dilini yutmuş terleyen kokan korkan mafyayla devlet devletle polis polisle mafya üçgen ve yamuklarının çevresinin yarısının ikikare farkının dörtte bir eşittir üç bölü dört kare kök dört ve evet hayır yarışması vardı bir zamanlar sunucusunun kostümü faruk saraç ve saz arkadaşlarının basgitarlarından süzülen nağmeler ve sevişenlerin terlerindeki hücrelerde yaşamaya çalışan ve öldürülmeyi bekleyen sokrata yardım etmeye çalışan arkadaşlarını redderken platonun yazdığı savunmanın nüshalarını çalıp sevdiği kadına getiren ve aşk ateşiyle yanıp tutuşanları okuyan adamın baktığı mola aralarına sıkıştırdığı bakımlık bir aşk belki de yaşadığı umursamazlığın insana verdiği renklerin içindeki ahenkten yoksun gördüğü manzara karşısında dudağı uçuk kavurucu çöl sıcakları ve balkanlardan gelen soğuk hava dalgaları arasında sakladığım sırlarımı bir çırpıda ifşa ederek yapmış oldukları ihanetin bedelini çok ağır ödeyecekleri sırada yazımın bittiği son yılların en hit parçaları arasında.

    Sonraki Konu: İnsanları radyo-tv gibi yayın organları aracılığı ile “Bir sonraki parça şunlara şunlara gelsin” isteklerinde bulunmaya iten sosyo-ekonomik, psikolojik, parapsikolojik, romantik (ya da herneyse) nedenler.

     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel