Tagged: Edebiyat RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts
-
ignoramus
Metin, o gün çok sıkıntılıydı.“Güneş’i sarıya boyarlar.” dedi içinden. İzleniyormuşasına edalı hareketlerle kalktı koltuktan ve arkasını dönerek odaya, penceresinden dışarıya baktığında da ”Öfkemiz hiç bir zaman bizim olmadı.” cümlesi geçti aklından.Uykusuzluk, kıpırdamadan geçen saatler, açlık hissi, boşalmış bir sigara paketi, dolu bir kültablası..Metin saçmalığının farkındaydı. Aslında Metin, herşeyin farkındaydı. İstese “Taşı sıksam suyunu çıkarırım” bile derdi. Üstelik inanırdı buna. Ama memnuniyetsizlik tırnağından kulağının kıvrımına kadar sarmıştı onu.Kaygısızca bir uykuya daldı hemen.Uyanmıştı. Ama o da ne?Metin değildi artık o.Dağınık yatağa kaygısızca uykuya yatan Metin değildi artık o.Yeni Metin’di.Çok şaşırmıştı Metin, içi içine sığmıyordu. Ordan oraya koşmaya, gerzekçe kahkahalar atmaya başlamıştı.“Bunu belgelemeliyim” diye düşündü. “Yoksa kim inanır benim o Metin olmadığıma, Yeni Metin olduğuma?”İşte böylece Yeni Metin Belgesi, yıllarca, önce kulaktan kulağa sonra yazıya sonra da ateşli silahların icadıyla birlikte yüreklere kazınarak en sonunda hard-disklerimize kadar geldi.Ne Mutlu Metin’e. -
catiski
Sinema’daki Sessizlik Sanatı
Sinema’ya yedinci sanat denmesinin sebeplerinden birisi de görsellik doyuruculuğudur. Kimi sahnelerde bilirsiniz ki bir an için filmi ikinci plana alıp arka sahneye odaklanmışızdır. Yönetmen, daha doğrusu görsel sanat haz’ını mühim bulan yönetmen, bir an için sanki filmine ara verir ve enteresan kareleri izleyicilere sunmaya çalışır. İşte bu sinemadaki sessizliğin tavan yaptığı dakikalardır. Bu öyle bir sessizliktir ki, pek de bir anlamı yoktur. Bildiğiniz sessizlikten farksızdır. O yüzden sinemadaki sessizlik üzerine yazmak pek akıl kârı değildir.
Bu anlamda sonuç olarak sinemadaki sessizliğin tek önemi; yalnızca yanınızda mısır patlağı (kabuklu fıstık?) yemeyen ve dolayısıyla onların sesini duymadığınız sessizliktir. Bu öyle bir sessizliktir ki bunun üzerine sessiz kalmak komik olacaktır.
Sonraki Kategori: Psikoloji
Sonraki Konu: Şizoid Kişilik Bozukluğu/Belirtileri
ignoramus 9:47 pm on December 30, 2008 Permalink |
Yazıyı üç-beş kere okudum. Ve her okumamamın sonunda, çok istesem de, metne bir şekilde bir yerinden muhalif olmam gerektiği hissini yokedemedim. Hissi yokedemesem de, kendimi bunu pratiğe dökmekten alıkoymayı başardığımı, yorumumu burda noktalayarak kendime kanıtlamak istiyorum.