Tagged: gereksiz RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • catiski 3:49 am on June 2, 2010 Permalink | Reply
    Tags: amma & lakin, gereksiz, gereksizlik, hiçbir, , hiçbirşey, natin, natink, nothing   

    hiçbir şey bile ayrı yazılır. 

    ‘Hiçbir’ birleşik, ‘hiçbir şey’ ise ayrı yazılırken, nasıl oluyorda hiçbirşey yazmamam beklenebilir? Esasında günlerdir hiçbirşey yazmamayı düşünüyordum, sonra birden bire hiçbirşey’in yazılamayacağını, ancak ayrı yazılabileceğini anımsadım. (bunu yeni öğrenmediğimi belirtmek için anımsadım’ı kullandım farkettiysen yavşaklığın lüzumu yok!) Ardından madem hiçbirşey yazamıyorum o halde hiçbir şey yazayım bari dedim ve ortaya böylesine gereksiz bir şey çıktı. Oysa yazıma başlamadan önce “gereksiz bir şey” yazmak istemiyordum yalnızca hiçbir şey yazmak istiyordum. Amma & lakin elimizde artık bu var, iş bu gereksizliği harmanlayıp önünüze muazzam bir şekilde servis edebilmek, açıkçası gözünüzü boyayıp sizi enayi yerine koyabilmek, hatta üzerinizden rant elde ederek maddi ve manevi kazanç sağlamak. Ancak tüm bunların gereksiz olduğu saplantısını dimağımdan atamadığımdan kelli hiçbir şey yapmamayı tercih ediyorum. İsterseniz buyurun burdan yakın.

     
  • catiski 2:44 am on June 2, 2009 Permalink | Reply
    Tags: düşünceler, gereksiz, , hiçbişey, istemsiz, uzun yazı, yazmak   

    Olduğu Gibi Aktarmak 

    yazmak

    Çok uzun bir yazı yazma umuduyla bu yazıya başlamamın verdiği kontrol dışı ve istemsiz cümlelerin peşisıra geleceğini tahmin edip, işe yaramaz -ki genelde yaramaz- bir yazı yazacağımı umaraktan yazmaya devam etmemin getirdiği kaygı, anlamsızlık, nedenselsizlik ve boşluk hissi -buna benzeyen duyguların tek bir kelimede toplandığı henüz yaratılmamış olan o muhteşem sihirli sözcük- ile birlikte yine de birşeyler karalamanın yarattığı o inanılmaz -belki de aksini düşünmeniz için eziklik boyutu demeliyim ki aksini düşünün diye- anlamsız haza rağmen yine de yazıyor oluşumun ve bunu durdurmakdan ziyade devamlılığını getirmek için çaba sarfediyor olmam ve tüm bu karmaşık hisleri size olduğu gibi aksettirmemin ardında ve arkasında yatan nedeni bir yandan yazarken bir yandan sorguluyor olmak -bunun bir başarı olduğunu düşünmenizi sağlamak- , bazen bunu sonlandırmam gerektiğini düşünmem -ama yalnızca düşünmem, sonlandırmayacak olduğumu bildiğim halde düşünmem- bazen anlaşılır olmanın çok ötesinde olmaya kastığımı düşündüğünüz gerçeğiyle yüzleşerek, aslında son derece anlaşılır -açık ve seçik- olduğumu, bunları anlamamak için sadece anlaşılmamak istendiğimi farzediyor oluşum, bir yandan “neden cümlelerini tane tane anlatmıyorsun o zaman” gibi içsel sorularınızı imgelemem ve daha anlatamadığım -aslında her şeyi bu kadar kısa anlatmış olmanın verdiği üzüntü- bir çok karışık duygularımla birlikte, uzun yazamamış olmanın sıkıntısıyla, -hiçbir şey dememiş olmamla- sıkılaraktan noktalıyorum.

     
    • catiski 3:00 am on June 2, 2009 Permalink | Reply

      çok yazmış gibi görünmek için resim eklediğim gerçeğini es geçemem.

    • alosman 2:52 pm on July 16, 2009 Permalink | Reply

      ne salak bi yazı lan bu, kasmış da kasmış.

  • catiski 5:27 am on February 2, 2009 Permalink | Reply
    Tags: absurdism, absürdist, absurdistan, absürteç, absurtism, anlamsız, gereksiz, manasız, saçmacılık, , sebepsiz, tutarsız, usaaykırı   

    Absürt bir “izm” olarak Absürdizm 

    Alber KamüAbsürdizm, varoluşçuluk ile kısmen ilişkili olup, bununla karıştırılmaması gereken felsefi bir akımdır. Temel olarak insan aklının evrenin işleyişini kavramaya çalışmasının manasızlığı üzerine kurulmuştur. İnsan manasız bulduğu evreni kavramaya gayret ettikçe, kâinat onun için daha da usa aykırı bir biçime bürünmeye devam edecek, gittikçe daha da absürt bir hâl alacak ve bunun neticisinde de -kişi- boşluğa sürüklenecektir.

    Albert Camus (alber kamü) bu akımın en son şeklini almasını sağlamış bir edebiyatçıdır. Yabancı (l’étranger) ve Sisyphos Efsanesi (Le Mythe de Sisyphe, (Sisifos Söyleni)) eserleri ile toplumsal yaşamın manasızlığı ve asıl önemli olanın kişinin içgüdüsü ve yalnızlığı olduğuna dem vurmuştur.

    Her şeyin birbiriyle ilintili olduğu bir evrende (kelebek etkisi); ekonomi krizin yaşandığı bir dünyada faiz oranlarının tavan yapması, iletişimin telgraftan başlayıp günümüzde internete taşınması, insanoğlunun sürekli geliştiğini düşünerek şu an bile olsa gerçek aydınlanmış insandan ne kadar fazla uzak olduğu, herkesin bu aydınlanmayı yaşamasının asla gerçekleşmeyeceğini bilmek, umutsuzluk, karamsarlık, ülkelerin sınırlarının olması, yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için çalışmak zorunda olmak, askere gitmek, işyerinde terfi almak, sakal tıraşı olmak, maça gitmek vs. gibi tüm toplumsal gelişimin getirdiklerine yabancı olmak ve yabancı kalmanın getirisidir Absürdizm.

    Yaşam halihazırda duran manasız bir şey değildir elbet, onun size ne şekilde yansıtıldığı ve sizin bundan yaptığınız çıkarım onu manasız kılar. Ve manası yoksa eğer, orada tarafınızdan ne olduğunu belirlemenizi bekleyen ve tamamen sizin eseriniz olacak bir şey vardır. İşte bunu kendi çıkarlarınıza kullanmak ya da kullanmamak sizin seçiminizdir. Bu size dayatılmış olanı kabul etmenizden daha olumlu bir şey değil midir? Asıl çekindiğimiz bu sorumluluğu ağır bir yük olarak görmek midir acaba? Ya da kimbilir belki de gerçekten bir insan için çok ağır bir yüktür.

    Sonraki Konu İçeriği: Distimi

    Mecbur Kılınan Sözcükler: troleybüs, tank, oksit

    Men Edilmiş Sözcükler: depresyon, depresif, kişilik

     
    • catiski 5:30 am on February 2, 2009 Permalink | Reply

      Trafik kazasında yaşamını yitiren ve zamanında bir futbolcu olan Albert Camus’den futbol yorumlarını izliyoruz.

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel