Tagged: İnsan RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • catiski 7:31 pm on December 3, 2009 Permalink | Reply
    Tags: anteater, aslan, echidna acule ata, füp, füpen, füpürgen, İnsan, jaguar, kaplan, karıncayiyen, karıncayiyengil, karıncayiyenyiyen, karıncayiyenyiyengil, karıncayıyiyen, leopar, sırtlan, tapir, tapirgil, tapirus   

    Türkçe Çeviri Önerileri – 2 

    Elbette, tüm canlılar varlığını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır. Doğal olarak türlerine göre hepsinin beslenme şekilleri de farklıdır. Örneğin bir inek, ot, çer, çöp yerken bir aslan sözkonusu ineği pekala yiyebilir.  Canlıların neyle beslendikleri doğadaki besin zinciriyle ilgilidir, isimleriyle değil. Ancak Avustralya’da yaşayan ve karınca yiyerek beslenen yandaki fotoğrafta gördüğünüz hayvanın adı karıncayiyen.  Sincap, tavşan, bülbül, gergedan, bizon, timsah, domuz gibi kusursuz örneklere sahip olan dilimizde yediği hayvandan ötürü ismini karıncayiyen olarak alması bu hayvanı dilimize pelesenk ediyor. Aslında bu hayvanın adı füpürgen olabilir ya da isteğe bağlı olarak füpen veyahut füp. Aksi halde normal şartlarda bu hayvanları yiyen hayvanlara karıncayiyenyiyen dememiz gerekir.

    Örneğin Leopar’ı ele alaım. Aslında leopar denilen canlı, kedigillerden benekli yırtıcı hayvan’ın kısaltması ama aynı zamanda da o bir karıncayiyenyiyenin ta kendisi. Jaguarı, aslanı, sırtlanı ve kaplanı’da karıncayiyenyiyengillere dahil etmek zor olmasa gerek.

    Buna istinaden bir leoparyiyen karıncayiyenyiyenyiyen’den başka bir şey değildir. leoparyiyenyiyen nedir peki? tabii ki karıncayiyenyiyenyiyenyiyen. Mesela leopar yemiş bir insanı yiyen bir yamyam buna en iyi örnektir. Şayet o yamyam’ı bir leopar mideye indirirse ve bu leopar dağlarda debelenirken kayaya çarpıp ölürse ve ardından onu bir karıncayiyen yerse işte o zaman olacakları hayal bile edemiyorum.

    Karıncayiyenyiyen Olabilme Püf Noktaları: Karıncayiyenyiyen olmak o kadar basit ki eğer bir insan gerçekten isterse pekala karıncayiyenyiyen olabilir.

    Sabah kahvaltıda peynir, zeytin, omlet tüketmek yerine karıncayiyen yenir.

    Öğlen, köşedeki bakkalınızdan ekmek arası kaşar salam yemek yerine, karıncayiyen yenir.

    Akşamsa ocağın üstünde duran, annenizin yaptığı zeytinyağlı dolma ve nohut yemeğini görmezden gelip, (sanki tek besin kaynağınız karıncayiyenmişcesine) karıncayiyen yerseniz, işte başardınız. Siz de artık bir karıncayiyenyiyensiniz.

     
  • ignoramus 8:21 pm on January 23, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , gerçek, ihanet, İnsan, politika, yalan,   

    Sevgi Çemberi 

    Sevgi Çemberi

    Herkesin tüm eylem ve söylemlerinde samimi olduğu, sahte en ufak bir mimiğin bile olmadığı bir dünyada yaşasaydık ne olurdu? Gereksiz nezaket, korku, çekinme çıkar kaygıları olmadan, tam da ne düşünüyorsak onu, direk söyleyiverseydik..  Sanırım insanlar kabul etmemekte direndikleri kendilerince “acı” bir dolu gerçeğe bire bir tanık oldukları için kolayca inananırlardı. Tüm yalanlar, kumpaslar, entrikalar, suçlar, sırlar üzerine kurulu modern toplumumuz ve kurumları yok olacağından bir çok insanın hayatlarının “anlamı” da kalmaz ve toplu bir bunalım  ve kaos dönemine girilirdi. Reklamcılık, pazarlama, ticaret, politika, din, ahlak, aşk, ihanet ve ezoterik herşey yok olurdu.

    “Farbikamızda -inanılmaz ama- günlüğüne 1 dolar vererek çalıştırdığımız çoğu çocuk sefil işçilerimizin ürettiği, maliyeti fiyatının neredeyse 10′da 1′i kadar olan ve muhtemelen 2 ay sonra kullanılmaz hale gelecek bu ayakkabıyı satın almak istemez misiniz?”

    “Ne istediğiniz, hayatlarınızın nasıl daha iyi hale geleceği ne benim ne de partideki diğer arkadaşlarımın zerre kadar umurunda değil. Bize oy verin.”

    “Ha ha ha. Tabii ki Hadise senden daha güzel, sevgilim. Ufak da olsa onunla beraber olma şansım olsaydı seninle bir dakikamı bile harcamazdım.”

    Sonraki Konu: mIRC’ten Msn’e Chat Alışkanlığının Değişimi, Etkileri

    Kullanılması Zorunlu Kelimeler: muaf, duyarlı, sevecen.

    Kullanılması Yasak Kelimeler: iletişim, istek, yalnız

     
  • ignoramus 8:33 pm on January 15, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , , , demokrasi, , erkek, eşit, eşitlik, İnsan,   

    Eşitlik 

    eşitlik

    Kadın ve erkek eşit değildir, olmamalıdır, olamaz. Sadece kanun önünde bir eşitlik olabilir ki o da tam anlamıyla olamayacaktır. Erkeklere tanınan tüm ayrıcalıklar, verilen haklar kadınlar için de aynı şekilde geçerli olmalıdır. Kadınlar da erkekler kadar sömürülmeli, haklarının olduğunu sanıp avunmalıdır. Onlar da erkekler gibi “demokrasi”nin bir parçası olduğunu düşünebilmelidirler, ki öyleler, ne güzel. Kadınlar da parti, dernek, birlik, klan, grup kurabilmeli ve yönetim sürecinde yer alıp erkekler kadar söz hakkı olmalı ve erkekler kadar gevezelik yapıp zırvalayabilmeli ki onu da yapıyorlar ve yapmamaları için hiç bir engel yok.

    Toplumsal açıdan da erkeklerle kadınlar eşit olmalıdır. Hatta çok eşit olmalıdırlar. Kadınlar da isterlerse futbol maçlarına gidebilmeli, çıkışta satır, sopa, bıçak, falçata gibi ilkel savaş aletleriyle birbirlerini yiyebilme hakkına sahip olmalıdırlar. Ki bunu da yapmaları için yasa dışı ve aptalca olması dışında hiçbir engel yok. Kadınlara da askere alınma ayrıcalığı tanınmalıdır ki insanlar evlerinde oturup televizyonda daha ilginç savaşlar izleyebilsin.

    Saçma örnekleri daha da çoğaltabiliriz ancak kısaca kadınlara da tam da erkeklere verildiği kadar aptallıklarını, şapşallıklarını sergileme fırsatı verilmeli, erkekler kadar aldatılmalı, aldanmalıdırlar. Bu dünya hepimizin ve onu batırma hakkı sadece erkeklerin değil.

    Sonraki Konu: “Amaç” olarak Beklemek

     
  • ignoramus 10:39 pm on January 6, 2009 Permalink | Reply
    Tags: 1967, , danske filminstitut, denmark, det, det perfekte menneske, harika, harikulade, İnsan, jorgen leth, , kusursuz, muhteşem, mükemmel, müthiş, perfect man, perfect woman, perfecthuman, , sundance, the perfect human, turkish   

    Perfect Human 

    Claus Nissen

    Mükemmel insan nedir? Nasıl görünür. Nasıl hareket eder. Ne düşünür? Ne yapabilir? Yürür mü, konuşur mu, zıplar mı? Düşebilir mi ya da. Düşerse nasıl düşer..

    1967 yılında Jorgen Leth tarafından çekilen The Perfect Human adlı 13 dakikalık kısa filmin sorduğu bazı sorular. Bu basit, ironik filmin ne kadar muhteşem olduğundan, neyi niye anlattığından bahsetmek son derece gereksiz geliyor bana. Özellikle, bi’ kere daha izledikten sonra.

    Hatta tekrar izleyelim..

    Sonraki Kategori : Psikoloji

    Sonraki Konu: Asperger Sendromu


     
    • catiski 2:34 am on January 7, 2009 Permalink | Reply

      ya da;

    • ignoramus 2:38 am on January 9, 2009 Permalink | Reply

      Here is the human.
      Here is the human.
      Here is the perfect human.
      We will see the perfect human functioning.
      We will see the perfect human functioning.
      How does such a number function?
      What kind of thing is it?
      We will look into that.
      We will investigate that.
      Now we will see how the perfect human looks.
      And what he can do.
      This is how an ear looks.
      And here is a pair of knees.
      And here a foot.
      Another ear.
      Here is an eye.
      Look at this human’s eye.
      Then a mouth.
      A mouth.
      And another mouth.
      Look, the perfect human moving in a room.
      The perfect human can move in a room.
      The room is boundless and radiant with light.
      It is an empty room.
      Here are no boundaries.
      Here is nothing.
      Walking.
      Running.
      Jumping.
      Falling.
      Look, now he falls.
      How does he fall?
      This is how he falls.
      Look, now she lays down.
      How does she lay down?
      This is how she lays down.
      Like this.
      Yes, there he is.
      Who is he?
      What can he do?
      What does he want?
      Why does he move like that?
      How does he move like that?
      Look at him.
      Look at him now.
      And now.
      Look at him all the time.
      Now the music is gone.
      No music any more.
      The perfect human in a room with no boundaries
      and with nothing.
      And the voice saying a few words.
      This voice saying a few words.
      Look at him now.
      Look at him all the time.
      Now the perfect human undresses.
      The clothes come off.
      Bow tie.
      Coat.
      Shoes.
      Trousers.
      Boots.
      Socks.
      Dress.
      Nylons.
      Bra.
      Pants.
      The clothes come off.
      How is it to touch the perfect human?
      How is the skin?
      Is it smooth?
      Is it warm?
      Is it soft?
      Is it dry?
      Is it well cared for?
      How is the skin of the chin?
      How is is on the legs?
      The arms?
      The throat?
      Here is the bed.
      Here is the bed.
      Fresh fragrant sheets.
      A soft spring mattress.
      A bed in this room.
      The room is no longer empty.
      There is a bed in the room.
      The bed in which
      the perfect human sleeps and makes love.
      Listen to the human getting ready.
      Listen to the perfect human living.
      Listen to its sounds.
      What is this human thinking?
      Today, too, I experienced something I hope to understand in a few days.
      Around my left hand was shining|a ring of hazy white flames.
      I considered carefully the left side of my own dark coat.
      In the middle of my heart there was a small spot.
      I don’t know|what it’s supposed to mean.
      Now, there is a table too in the room.
      And chairs.
      And a human,
      the music
      and the voice.
      The perfect human is going to eat and to drink.
      We will see a meal.
      How does the perfect human eat?
      We will see its eyes and its mouth eating.
      We will hear the sound
      of knife and fork.
      We will se the fish being cut.
      And the wine being poured into the glasses.
      Dinner is served.
      A lovely boiled salmon with boiled potatoes and sauce Hollandes.
      With it a bottle of Chablis.
      What is he thinking?
      What is he thinking?
      Is the perfect human thinking of the room he is in?
      The food he eats?
      Happiness?
      Love?
      Death?
      What is the perfect human thinking?
      Look at him.
      What is he thinking?
      Why is fortune so capricious? Why is joy so quickly done?
      Why did you leave me? Why are you gone?
      Why is fortune so capricious? Why is joy so quickly …
      Why did you leave me? Why are you gone?
      Why is fortune so capricious and why is joy so quickly done?
      Why did you leave me?
      Why are you gone?
      Very, very delicious!
      Today, too, I experienced something I hope to understand in a few days.

    • catiski 2:51 am on January 9, 2009 Permalink | Reply

      İşte insan.
      İşte insan.
      İşte mükemmel insan.
      Mükemmel insanın işlevlerine bakacağız.
      Mükemmel insanın işlevlerine bakacağız.
      Mükemmel insanı çalışırken izleyeceğiz.
      Böyle bir insan nasıl çalışır.
      Buna bir göz atacağız.
      Bunu araştıracağız.
      Şimdi, mükemmel insanın nasıl göründüğüne bakacağız.
      Ve neler yapabileceğine.
      Bu bir kulağın görünüşü.
      Ve bu da dizlerin görünüşü.
      Ve işte bir ayak.
      Başka bir kulak.
      İşte bir göz.
      Şu insan gözüne bakın.
      Sonra bir ağız.
      Bir ağız.
      Ve başka bir ağız.
      Bakın, mükemmel insan bir odada hareket ediyor.
      Mükemmel insan bir odada hareket edebilir.
      Sınırsız ve ışıkla aydınlatılmış bir oda.
      Ve bomboş.
      Burada sınırlar yok.
      Burada hiçbir şey yok.
      Yürümek.
      Koşmak.
      Zıplamak
      Düşmek.
      Bakın şimdi düşüyor.
      Nasıl düşüyor?
      İşte böyle düşüyor.
      Bakın şimdi uzanıyor.
      Nasıl uzanıyor?
      İşte böyle uzanıyor.
      İşte böyle.
      Evet, biri var.
      Kim O?
      Ne yapabilir?
      Ne yapmak istiyor?
      Niçin böyle hareket ediyor?
      Nasıl böyle hareket ediyor?
      Ona bakın.
      Şimdi ona bakın.
      Ve şimdi.
      Sürekli ona bakın.
      Şimdi müzik sona erdi.
      Artık müzik yok.
      Mükemmel insan sınırsız ve içinde hiçbir şey olmayan bir odada.
      Ve ses bir şeyler söylüyor.
      Bu ses bir şeyler söylüyor.
      Şimdi ona bakın.
      Sürekli ona bakın.
      Şimdi mükemmel insan soyunuyor.
      Kıyafetler çıkarılıyor.
      Papyon.
      Ceket.
      Ayakkabı.
      Pantolon.
      Çizme.
      Çorap.
      Elbise.
      Naylon çorap.
      Sütyen.
      Külot.
      Kıyafetler çıkarılıyor.
      Mükemmel insana dokunmak nasıl bir şeydir?
      Cildi nasıldır?
      Pürüzsüz mü?
      Sıcak mı?
      Yumuşak mı?
      Kuru mu?
      Bakımlı mıdır?
      Çenensinin cildi nasıldır?
      Bacaklarınınki?
      Kollar?
      Boğaz?
      İşte yatak.
      İşte yatak.
      Güzel kokulu, temiz çarşaflar.
      Yumuşak, esnek bir yatak.
      Bu odada bir yatak.
      Oda artık boş değil.
      Odada bir yatak var.
      Mükemmel insanın uyuyabilmesi ve sevişebilmesi için bir yatak.
      İnsanın hazırlanmasını dinleyin.
      Mükemmel insanın yaşayışını dinleyin.
      Bu sesleri dinleyin.
      Bu insan ne düşünüyor?
      Ayrıca bugün, başıma birkaç gün içinde ne olduğunu anlamayı umduğum bir şey geldi.
      Sol elimin çevresinde bulanık, beyaz bir halkadan oluşan alevler parlıyordu.
      Siyah ceketimin sol tarafını dikkatlice inceledim.
      Kalbimin orta yerinde, ufak beyaz bir nokta vardı.
      Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum.
      Şimdi odada bir de masa var.
      Ve sandalyeler
      Ve bir insan,…
      …müzik…
      …ve ses.
      Mükemmel insan yemeğini yiyecek ve içkisini içecek
      Bir yemek göreceğiz.
      Mükemmel insan nasıl yer?
      Gözlerin ve ağzın yediğini göreceğiz.
      Çatal ve bıçak seslerini duyacağız.
      Balığın kesilişini göreceğiz.
      Ve şarabın bardaklara dökülüşünü.
      Yemek hazır.
      Haşlanmış patates ve haşlanmış somon balığı. Hollandes sosuyla.
      Bir şişe Chablis şarabıyla.
      Ne düşünüyor?
      Ne düşünüyor?
      Mükemmel insan içinde bulunduğu odayı mı düşünüyor?
      Yiyeceği yemeği mi?
      Mutluluğu mu?
      Aşkı mı?
      Ölümü mü?
      Mükemmel insanın düşündüğü nedir?
      Ona bakın.
      Ne düşünüyor?
      Zevk neden bu kadar kaprisli? Mutluluk neden bu kadar kısa?
      Beni neden terk ettin? Niçin gittin?
      Zevk neden bu kadar kaprisli? Mutluluk neden bu kadar kısa?
      Beni neden terk ettin?
      Niçin gittin?
      Çok, çok lezzetli!
      Ayrıca bugün, başıma birkaç gün içinde ne olduğunu anlamayı umduğum bir şey geldi.

    • catiski 5:37 pm on March 18, 2009 Permalink | Reply

  • catiski 11:01 pm on January 1, 2009 Permalink | Reply
    Tags: bermuda, devinim, İnorganik, İnsan, İnsanlar, Madde, Nesne, Nesneler, Organik, üçgen nesne, , üçgenler   

    İnsanlar, Nesneler ve Diğer İnsanlar Üçgeni 

    Nesneler insanlara ya da insanlar nesnelere ne kadar benzeyebilir sorusunu kendime sorduğumda, ilk aklıma gelen karşımdaki monitörle benzerliğimi tartmak oldu. İlk etapta hiçbir benzerlik göremedim. Biraz daha düşündüm ve farklardan bahsederek belki benzer yanlarımızı deneme yanılma yolu ile bulabilirim dedim. İlk gördüğüm fark ben organiktim o ise inorganik. Lakin sonuçta her ikimizinde madde oluşu, her iki maddenin de değişime uğrayacağı gerçeği benzer noktalarımız olduğunu -en azından bana- kanıtladı. Peki bu monitörün bir arkadaşınızla ya da Edward Norton’la olan benzerliği madde dışında ne olabilirdi? Normal bir insan monitörünü düşünmekle vaktini harcamaz, Edward Norton’u düşünmekle de harcamaz. Edward Norton da monitörü düşünmüyordur herhalde. Bu üçgen içinde hiçkimsenin birbiriyle ilgilenmiyor diyebiliriz. Odamdaki sandalye ile ilkokul arkadaşım arasında da pek bir fark yoktu. Halen görüşmüyorsanız eğer çok nadir de olsa ilkokul arkadaşları hatırlanabilir, aynı zamanda o sandalyeye de kimi zaman ihtiyaç duyabilirsiniz. Evrendeki hiçbir şeyden pek farklı değiliz, pek benzer olmadığımız gibi.

    Sonraki Kategori: Felsefe

    Sonraki Konu: Erdemli Olmak ve Getirileri ya da Götürüleri. (belki de hepsi?)

     
    • ignoramus 11:21 pm on January 1, 2009 Permalink | Reply

      Bir çok aktörü monitörden izlemiş olabiliriz, ama eğer yanılmıyorsam bir aktörün monitörle benzerlikleri ve farklılıkları hakkında düşünen ve yazan ilk insan olma ihtimalin çok yüksek. Tebrikler.

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel