Tagged: izleyici RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • eXecution 11:45 pm on January 3, 2009 Permalink | Reply
    Tags: beğeni, david, gösterge, izleyici, linc, lost highway, lynch,   

    Lynch sineması ve Mulholland Çıkmazı 

    David Lynch’in tapılası yönetmenliği ve her yönden ilgi çekici senaryosuyla üstüste izlenilesi bu filmin tarzı Lynch’te “Lost Highway” filmiyle başladı. Sonrasında “içinden çıkılmaz” konulara ve yoğun psikolojik devinimlere yer veren filmler serisi günümüze kadar devam etti. Lynch’in biyografisine ve sinema geçmişine baktığımızda bizim ekran başından adeta “bir delinin fimlerini” izlediğimizi sandığımız ama aslında piyasanın çok dışında iş yapıyormuş edasıyla tam bir piyasa elde etmiş olduğunu görüyoruz. Lynch’in sinemasında farklı olan aslında sinemanın melekelerinden birini hiçe saymışlıktır. Günümüz ve geçmiş sinema filmlerinde genel tavır olarak bir “gösterilen konu” bir de “yan konu” yer alır. Yönetmen gösterilen konu üzerinden göstergelerle bir yan anlam oluşturur. Bu yan anlamda aslında yönetmenin geçekten anlatmak istediği ya da vurgu yapmak istediği noktaya ilgi toplayarak tekdüze giden bir senaryoyu bile farklı kılabilir. Fakat Lynch’in sinemasında bu olay tamamen farklıdır. Mulholland Drive filminde de bariz olarak gördüğümüz “gösterilen konu”nun yokluğu dikkat çeker. İzleyiciler sinemanın onların zihnindeki göstergelere göre bir konu arayıp sonrada o konuyla özdeşleşmeyi araken birde gerçekten bir konu akmadığına tanıklık eder. Ve devamında konuyu anlamamaya başlar işte yanılgıda burada başlar. Yalnızca göstergelerin olduğu bir sinema aslında yılların sinema alışkanlığını bir anda yıkarak tamamen gösterilmek istenen konunun gözler önünden akarken ondan soyutlanan bir izleyici kitlesi oluşturur. İzleyicilerde bir veya bir kaç kere daha izleme isteği yaratan bu tutum sonunda göstergelerin anlatmak istediği izleyiciler tarafından anlaşılır. Tüm bunların sonunda izleyici filmi anladığı için kendini iyi hisseder. Peki bu gerçekten bir beğeni midir ? Asıl Lynch tartışması ve Mulholland Drive tartışması bu olmalıdır diye düşünüyorum.

    Sıradaki Kategori : Felsefe

    Sıradaki Konu : Bilgiye ulaşma yöntemleri ve Descartes.

     
    • catiski 6:55 am on January 4, 2009 Permalink | Reply

      Acaba David Lynch, insanların kafalarındaki soru işaretlerini -zekalarını konuşturarak- açığa kavuşturmalarının verdiği hazdan istifade mi ediyor? Buradaki ‘beğeni’, varoluşlarına anlam kazandırdıkları yanılsaması mı? Diğer türlü ‘beğeni’ yalnızca kendi başarılarından hoşnutluk duymakla sınırlanamaz. Buna ‘beğeni’ diyemiyorum.

    • ignoramus 12:12 pm on January 4, 2009 Permalink | Reply

      Ben yine de tüm bunların diğer tüm sanat alanlarında olduğu gibi “üslup” la ilgili olabileceğini düşünüyorum. Bazı yazar, yönetmen, ressam vs.. için kitabın, filmin, resimin ne anlattığından çok (mutlaka önemlidir ancak) “nasıl” anlatıldığının daha önemli olduğuna dikkat çekmek istiyorum.
      Bir izleyici Lynch sinemasını niye beğenir? Çünkü alışılmış kalıpların dışında bir anlatım tarzı olduğu, süregelen “bir film şöyle şöyle olur”, şartlanmasını kırdığı için. Naomi Watts ‘ı o muhteşem sahnelerdeki haliyle görmemizi sağladığı için.
      “Bu bir beğeni midir?”
      Neden olmasındı ki?

  • catiski 1:32 am on December 30, 2008 Permalink | Reply
    Tags: , görsellik, izleyici, kare, , yedinci,   

    Sinema’daki Sessizlik Sanatı 

    Sinema’ya yedinci sanat denmesinin sebeplerinden birisi de görsellik doyuruculuğudur. Kimi sahnelerde bilirsiniz ki bir an için filmi ikinci plana alıp arka sahneye odaklanmışızdır. Yönetmen, daha doğrusu görsel sanat haz’ını mühim bulan yönetmen, bir an için sanki filmine ara verir ve enteresan kareleri izleyicilere sunmaya çalışır. İşte bu sinemadaki sessizliğin tavan yaptığı dakikalardır. Bu öyle bir sessizliktir ki, pek de bir anlamı yoktur. Bildiğiniz sessizlikten farksızdır. O yüzden sinemadaki sessizlik üzerine yazmak pek akıl kârı değildir.

    Bu anlamda sonuç olarak sinemadaki sessizliğin tek önemi; yalnızca yanınızda mısır patlağı (kabuklu fıstık?) yemeyen ve dolayısıyla onların sesini duymadığınız sessizliktir. Bu öyle bir sessizliktir ki bunun üzerine sessiz kalmak komik olacaktır.

    Sonraki Kategori: Psikoloji

    Sonraki Konu: Şizoid Kişilik Bozukluğu/Belirtileri

     
    • ignoramus 9:47 pm on December 30, 2008 Permalink | Reply

      Yazıyı üç-beş kere okudum. Ve her okumamamın sonunda, çok istesem de, metne bir şekilde bir yerinden muhalif olmam gerektiği hissini yokedemedim. Hissi yokedemesem de, kendimi bunu pratiğe dökmekten alıkoymayı başardığımı, yorumumu burda noktalayarak kendime kanıtlamak istiyorum.

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel