Tagged: sır RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • ignoramus 8:32 pm on February 19, 2009 Permalink | Reply
    Tags: , alogia, bonn, internet, sınırlı, sır, valde   

    Sınırlı Internet Psikolojisi 

    “Sınırlı internet psikolojisi” kavramını ilk ortaya atan kişi sanılanın aksine ünlü İtalyan gezgin ve şair Nonego Reperio değil Sir Valde Alogia‘dır. Sir Valde Alogia, Brandenburg eyaletine bağlı Ahrweiler kentinde beş çocuklu Yahudi bir ailenin üçüncü çocuğu olarak 15 Mart 1827′de dünyaya geldi.  Babası bir soğan tüccarı, annesi ise ev hanımıydı. Valde, kardeşlerine ve diğer çocuklara göre çok daha sessiz, içine kapanık ve beceriksiz bir çocuktu. Mahalle maçlarında kaleye hep o geçiyor, kaleciliği pek beceremediğinden aptalca goller yiyordu. Başarısızlık, dışlanma ve utancın üstüne bir de tüm takım arkadaşları tarafından tartaklanıyor, eve karmaşık duygular içinde, boynu bükük olarak dönüyordu. On üç (13) yaşına kadar evde ailesi (özellikle de annesi) tarafından eğitildi. O sıralar, ilerde  memur olmasını isteyen babasıyla zıtlaşıyor, şarkıcı olmak istediğini söylüyordu. Genelde akşam yemeği sırasında bağrışmalarla başlayan bu tartışmalar, babasının yemeği bitirip sakince sandalyesinden kalkarak Valde’nin ensesine okkalı bir şaplak atmasıyla son buluyordu. Bu, 14 Kasım 1840′da tüberkülozdan babasını kaybetmesine kadar  neredeyse her akşam tekrarlanan bir çeşit ayin gibi sürüp gidecekti. Aynı yıl Ahrweiler Gymasium‘una girdi. Ancak sevmediği dersleri asıyor, hiç ilgilenmiyordu. (İleriki yıllarda öğretmenleri hakkında ağır hakaretler içeren bir kitap yazmıştır.)  Oradan 18 yaşında nihayet mezun olduktan sonra şarkıcılık hayalinden çoktan vazgeçen Valde hukuk okumak için Bonn Üniversitesi‘ne kayıt oldu. Felsefesi ve bizzat hayatı üzerinde derin etkiler bırakan Larva Puto’yla da orda tanıştı. Larva Puto ölmeden önce yazdığı oto-biyografisinde açıkça Valde’yle aralarında aynı tarihte aynı okulda öğrenim görmenin haricinde bir ilişki olmadığını söylese de Valde tüm fikirlerinin esin kaynağı olarak Larva Puto’yu göstermiştir. Bu dönemde Valde bir çok şiir ve hayat üzerine deneme kaleme aldı. “Aşkın Birimi Nedir?”, “Bana Duracak Bir Yer Verin”, “Tüm Bakışlar Yakalanmalı: Ölü ya da Diri!”, “100 Soruda Seks”, “Gereksiz Bayramlar”, “Kablosuz Ağ”, “Büyükbaş Hayvancılık ve Nano Teknoloji” gibi eserleri bize kazandıran Sir Valde Alogia, 20 Şubat 1858′de Paris’teki evinden ekmek almak için çıktı ve bir daha da geri dönmedi.

    Sonraki: Ailenin Önemi

    Yasak: toplum, evlilik, akraba

    Zorunlu: poligami, röle, sapan

     
    • Kitap 12:46 am on February 14, 2010 Permalink | Reply

      Tasarim ve icerik olarak basarili bir site, tebrikler.

  • catiski 4:37 pm on February 6, 2009 Permalink | Reply
    Tags: enteresanlık, esrarengiz, gize, gizem, kefren, keops, mikerinos, mısır, piramit, radyoaktif, sır   

    Gize Piramitlerinin Esrarengiz Sırları 

    Gize PiramitleriGize piramitleri; Mikerinos, Kefren ve Keops olmak üzere toplam üç tane piramite verilen isimdir. Büyüklükleri | Keops > Kefren > Mikerinos | şeklindedir. Milattan Önce 3000 yıllarında yapıldıkları sanılmaktadır. Onları diğer piramitlerden ayrı tutan en büyük sırları ise içlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının halen bilinmiyor oluşudur. Kimileri şeytani komplolar üzerine yoğunlaşsada en yaygın varsayım bu piramitleri uzaylıların yaptığı düşüncesidir. Bu döngü yüzyıllardır hatta binyıllardır devam etmiştir. Aynı zamanda Keops dünyanın yedi harikasından biri olmayı başardığından mısır piramitleri arasında en saygın pozisyondadır. İşte bazı enteresanlıklar;

    • Mayanız olmadan yoğurt yapabilmek için tek derdiniz piramitte sütünüzü birkaç gün kadar bekletmektir.
    • Keopsun tabanı, kendi yarısının iki katına bölündüğünde ilginç bir biçimde pi (3,14) sayısını verir.
    • Her yüzeyinin yüzölçümünün toplamı, keopsun yüksekliğinin karesine eşittir.
    • Piramitin içinde yaklaşık bir ay bekleyen kirli su, arıtılmış hale dönüşür.
    • Bitkiler, içerde normalden daha hızlı büyür ve ayrıca yaralar, yanıklar çok daha çabuk iyileşir.
    • Piramitlerdeki mumyaları ilk bulan arkeologlar radyoaktif maddeden ötürü kanserden ölmüşlerdir.

    Sonraki Konu İçeriği: Uzaylıların kendilerini afişe etmemelerinin sebepleri / UFO

    İşte Kullanılacak Kelimeler: ilkel, devinim, tolerans

    İşte Kullanılmayacak Kelimeler: gemi, yabancı, dünya

     
    • lerze 3:29 pm on February 14, 2009 Permalink | Reply

      Yorumuma piramitlerin nasıl yapıldığına dair varsayımlarla başlamak isterim.Her biri 20 ton ağırlığında ve yetişkin bir insan büyüklüğünde olan(ki şahsen gidip gördüm) taşlardan oluşturulmuş piramitler tamamen insan ürünüdür.Şu bir gerçektir ki önceki insanlar şimdiki insanlara nazaran daha iri,daha uzun ve daha dayanıklıydı.Ayrıca piramitlerin yapılışı esnasında milyonlarca köle ölmüştür..Bu köleleri mısırlılar dışında shilluklularda (Sudanlılar,Etopyalılar) oluşturmaktaydı.Ki özellikle mısırlılar ve kavruk tenli shilluklular günümüzde de diğer ırklara göre daha iri yapılıdır.Piramitlerin oluşumundaki zaman diliminde birçok Firavun devrinin de geçtiği göz önünde bulundurulursa bunun hiçte imkansız olmadığı ortada.Ayrıca matematiksel boyutunu düşünürüpte beynimizde bir takım soru işaretleri oluşursa bunu bilmek gerekir ki medeniyetler arası matematiğin en çok geliştiği medeniyet Mısır Medeniyeti dir.İnsanlık orta çağdan itibaren meraklı değildi değil mi.Masalsı teoriler günümüzde de arkeoloji dalında çürümüştür.
      Daha sonra bubi tuzaklarına da değinmek gerekir.Her odasının farklı iklimi vardır.Bitkilerle,mayalarla yapılmış beyni öldüren zehirli gazlar..ya bunları saysam konferans metni olur.:D Kısacası bubi tuzaklarının da geliştirildiği ve en fazla görüldüğü şeydir.
      Piramitlerin içini dolaşmak ayrı bir mesele.Çünkü piramitlerin içinde eğilerek yol alıyorsunuz.Öyle bir hesap söz konusu ki insanın nerde ne zaman yorulacağı göz önünde bulundurulmuş ve ona göre küçükte olsa belli bir dinlenme ve doğrulma yerleri konulmuş..Eğilerek gidilmesinin de sebebi şudur..Firavunun yada Firavunların egoist olup kendini bütün insanlıktan üstün görmesi ve Allah a şirk koşarak kendisinden başka ilah tanımamasından dolayı ona secde ederek ulaşılmasını istemesidir.

    • catiski 1:14 am on February 28, 2009 Permalink | Reply

      Benim yazımı ilk gördüğünde yaptığın yorum “yetersiz” olarak kayıtlara geçmişti. Ben de sana zaten ‘yetersiz bir blog’uz demiştim hatırlarsan. Fakat senin yorumunun da pek aydınlatıcı olduğunu göremeyiz hatta benimki daha iyi bence (ki gitmedim :D ) Yani neymiş? direkt yermek çok kolaymış ama iş başa düşerseymiş böyle çuvallamakta komik olurmuşmuş.
      Yine de emeğin için +1 rep.

    • eXecution 1:24 am on February 28, 2009 Permalink | Reply

      Bence Lerze heryönden haklı bi kere Allaha şirk koşmada neymiş günah günah

    • ignoramus 1:28 am on February 28, 2009 Permalink | Reply

      Mısırlılar Türk’tü!

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel