Tagged: soru RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • ignoramus 12:56 am on December 15, 2009 Permalink | Reply
    Tags: beni, , hatirla, kutu, kutucuk, live, mail, mesene, mesincir, messenger, , password, pw, şifre, soru, sorun,   

    Windows Live Messenger “Beni Hatırla” Sorunsu 

    Her doğan yeni günle birlikte MSN’imi açtığımda mail adresimi ve şifremi girip “beni anımsa”, “şifremi anımsa” kutucuklarını (ay ne sevimli kelime) işaretlememe rağmen msn’in utanmadan hergün bana bunları yeniden sormasının altında yatan nedenler ne olabilir? Gerekli-gereksiz, genç-yaşlı, hamile ya da bakire herkesin görüşlerini bekliyorum.

     
    • catiski 1:05 am on December 15, 2009 Permalink | Reply

      Aslında sorunun cevabı çok basit ignoramus. Hergün bilgisayarına “beni sakın hatırlama” mantığına sahip birisi oturup, senin msn hesabına “beni unut” diyerek kendi msn’inde fink atıyordur. Ve “Allah Allah her gün msn’e bu elemanı unut dediğim halde neden hergün çıkıyor ki?” diyerekten forumlarda veryansın ediyordur. Sorununu birgün boyunca bilgisayarın olduğu odada durup diğer kişiyi yakalayıp o arkadaşa durumu izah edersen çok rahat çözebilirsin.

    • ignoramus 3:07 pm on December 17, 2009 Permalink | Reply

      Ben, kodlardan oluşan sıradan elektronik bi yazılımla bile başetmekte güçlük çekerken verdiğiniz sözümona çözüm önerisinin sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale sokacağının farkında değil misiniz, allah aşkına? Çabanız, sanal düzeyden öteye gitmemesi gereken sorunumu adeta ete kemiğe bürümekten başka bi şey değil. Sizin amacınız ne? Akli melekelerinizden şüphe duymama sebep olmayın rica ederim.

    • catiski 10:27 pm on December 17, 2009 Permalink | Reply

      Evvela siz ‘elektronik’ değil ignoramussunuz, önce kendinizi bilin. Ayrıca küçük yazılımcıklarla baş edemiyor olmanız günlük hayattaki sorunlarla hiç başedemezsiniz sonucunu çıkarmaz. Baş edemiyor olmanız ille de bişey çıkaracaksa, günlük hayattaki inanılmaz başarınızı ortaya çıkarsın niye hemen negatife yoruyorsunuz anlaması güç ve gücüme gidiyor. Odanıza giren çıkan insanların haddi hesabı yokken ne hakla burda bize ahkâm kesiyorsunuz? Kendinizi ne sanıyorsunuz? ben söyliim; elektronik.

    • ignoramus 5:00 pm on December 18, 2009 Permalink | Reply

      Odamın bi köşesinden ne zaman kimin çıkacağını kestiremediğim gibi neyle başedemeyeceğimden hangi sonucun çıkacağını da kestiremiyorum ben. Öyle ki ettiğim lafın kimi hangi gerekçeyle gücendireceğini düşünmekten başıma ağrılar girdi. Tutun ki karnım acıktı. Kaldı ki bu da mesele değil. Oysa ki ben başka şeyler söyleyecektim. Velev ki unutula.

    • catiski 7:33 am on December 19, 2009 Permalink | Reply

      sayın ignoramus, lütfen şuraya yorum yazmadan evvel içki içmeyiniz, sonra herşey allak bullak oluyor gördüğünüz üzere.

    • eXecution 4:50 am on February 2, 2010 Permalink | Reply

      Basit, bilgisayarınızda var olduğunu sandığım “msn messenger plus” yazılımı bu sorunun çıkmasını sağlayabiliyor ve daha önce sağladığına rastladım. Bunu bilgisayarınızdan kaldırırsanız bu kadar tantanayı boşuna yaptığınızı anlyacaksınız…

    • piRe 1:23 am on March 5, 2010 Permalink | Reply

    • catiski 3:56 am on March 5, 2010 Permalink | Reply

      sayın ignoramus, gördüğünüz üzere piRe arkadaşımız evinizdeki yabancıyı kıskıvrak yakalama methodunu bulmuşa benziyor.
      Sorununuz çözüldü mü?

      • ignoramus 10:28 pm on March 7, 2010 Permalink | Reply

        Evet, sorunumu kökten çözdü. Herkese tavsiye ediyorum. Bir an bile durup düşünmesinler. Zira üstünde düşünülücek bi şey olmadığını piRe arkadaşımız kanıtladı bize.

  • ignoramus 3:21 pm on January 28, 2009 Permalink | Reply
    Tags: alışkanlık, , cevap, dil, hacı naber, hal, hatır, iyi misin, naaptın, naber, nasıl gidiyo, nasılsın, nassın, retorik, soru, tik   

    Anlamsız Dil Alışkanlıkları – Retorik Sorular 

    Çalışmak, müzik dinlemek, dolaşmak, durmak, film izlemek ya da bunun gibi herhangi bir vakit geçirme yöntemi ile meşgulken, yaşamı katlanılabilir kılan bir uğraş bulmuş ve yapıyorken birinin karşınıza çıkıp  “Nasılsın?” diye sorması aslında size yapılacak en büyük saygısızlıktan biridir. En masum haliyle bile, bulunduğunuz ruh hali ne olursa olsun size durup kendinizi yoklamayı dikte etmek, sorgulamaya zorlamaktır. Ne kadar sıklıkla bu soruyla karşılaştığımızı  da düşünürsek bizi sürekli kendimizin, yaptıklarımızın farkında olarak bitmez tükenmez bir buhrana sürüklemek de ne demek olmaktadır? Bizi böyle bir felakate sürüklemekteki amaç nedir? Kimlerin halimizi-hatırımızı sorduğunu düşünürsek; örneğin bakkalın buna ne hakkı olabilir?

    Duyguları isimlendirmeden, dile getirmeden ve buna ihtiyaç  da duymadan yaşarız. Sevinçliyken, kendi kendimize -içimizden bile olsa- “şu an sevinçliyim, evet sevinçliyim, seviniyorum, ne güzel seviniyorum” diyemeyiz. Belki de sevinçli olabilmenın en önemli şartlarından biridir bu.  Sevinçliyizdir; ta ki birinin çıkıp “nasılsın” diye sorarak sevincimizi yok etmesine kadar. Sevinçli olmanın farkında olarak sevinmek olsa olsa buruk bir sevinç olacaktır. Gülüyorsak gülüşümüz donup kalacaktır.

    Kullana kullana anlamsız, içi boş bir hale gelen “nasılsın”, aslında bir soru bile değildir. Sorusu da cevapları da gereksiz bir alışkanlık, dilsel bir tiktir.

    “Nasılsın?”

    Gerçekten de nasılım ki acaba? Ne yapıyorum? Niye gülüyorum? Nasıl gülüyorum? İşte böyle  gülüyorum.

    Sonraki Konu:  Murphy Kanunlarıyla Hammurabi Kanunlarının Karşılaştırılması

    Kullanılacak Kelimeler: ironik, gergin, toplantı

    Kullanılmayacak Kelimeler: eski, an, geçmiş

     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel