Yeni Metin Belgesi 

Metin, o gün çok sıkıntılıydı.
“Güneş’i sarıya boyarlar.” dedi içinden. İzleniyormuşasına edalı hareketlerle kalktı koltuktan ve arkasını dönerek odaya, penceresinden dışarıya baktığında da  ”Öfkemiz hiç bir zaman bizim olmadı.” cümlesi geçti aklından.
Uykusuzluk, kıpırdamadan geçen saatler, açlık hissi, boşalmış bir sigara paketi, dolu bir kültablası..Metin saçmalığının farkındaydı. Aslında Metin, herşeyin farkındaydı. İstese “Taşı sıksam suyunu çıkarırım” bile derdi. Üstelik inanırdı buna. Ama memnuniyetsizlik tırnağından kulağının kıvrımına kadar sarmıştı onu.
Kaygısızca bir uykuya daldı hemen.
Uyanmıştı. Ama o da ne?
Metin değildi artık o.
Dağınık yatağa kaygısızca uykuya yatan Metin değildi artık o.
Yeni Metin’di.
Çok şaşırmıştı Metin, içi içine sığmıyordu. Ordan oraya koşmaya, gerzekçe kahkahalar atmaya başlamıştı.
“Bunu belgelemeliyim” diye düşündü. “Yoksa kim inanır benim o Metin olmadığıma, Yeni Metin olduğuma?”
İşte böylece Yeni Metin Belgesi, yıllarca, önce kulaktan kulağa sonra yazıya sonra da ateşli silahların icadıyla birlikte yüreklere kazınarak en sonunda hard-disklerimize kadar geldi.
Ne Mutlu Metin’e.