Tagged: yetersiz RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • ignoramus 6:25 pm on February 15, 2009 Permalink | Reply
    Tags: in rainbows, , radiohead, , thom, yetersiz, yorke   

    “How To Disappear Completely” 

    Radiohead, albümünü (In Rainbows) internet üzerinden bedava dağıtan, bir kaç kişiden oluşan günümüz popüler müzik gruplarından biri herkesin gayet iyi bildiği gibi. Ne tür müzik yapıyorlar, niye müzik yapıyorlar, nasıl müzik yapıyorlar şu an hiç umurumda değil. Kim oldukları, ne yaptıkları, ne düşündükleri hakkında en ufak bir şey duymak istemiyorum. Şarkılarını dinliyorum. Radiohead dinleyen milyonlarca kişiden biriyim. Dinlerken haz ya da ufak ve garip bir mutluluk duymanın haricinde başka bir avantajını henüz görmedim, olduysa da fark etmedim, ettiysem de hatırlamıyorum, hatırlasam da söyleyemezdim zaten.. Radihead dinlemenin en büyük dezavantajı dinlerken kaybettiğiniz zaman olabilir. Tam da dinlerken Tv’de Yemekteyiz ya da Bez Bebek’i kaçırabilirsiniz. Radiohead dinlerken Serdar Ortaç’ın şarkılarını dineyemezsiniz. Ya da nebileyim ben.

    Bahsetmek için bile bir yerinden pisliğine bulaşmak zorunda kaldığımız günümüz modern dünyasının modern şehir insancıklarının modern melankolileri üzerine modern şarkılar yapan Thom Yorke, haykırışı, mırıldanması ve arkadaşlarının varlığı herşeye rağmen iyi bir şey.

    Sonraki Konu: Eğitim, Zararları (Yararı var mı?)

    Yasak Kelimeler: dil, alışkanlık, kötülük

    Zorunlu Kelimeler: sakat, nesil, ilkokul

     
  • ignoramus 3:46 pm on January 3, 2009 Permalink | Reply
    Tags: anlamak, Beckett, komik, okuyucu, trajik, üslup, yetersiz   

    Samuel Beckett 

    Her ne kadar bu konuda kendimi hiç yetkin hissetmesem de zorunlu olarak belirtmem gerekiyor ki, Beckett okurken galiba bunu demek istiyor dediğim şey ya da yazının bende yansıması, her trajedinin aynı zamanda komik de olmasının trajikliğiydi. Bu elbette üslupla ilgili bir seçim de olabilir ama sadece olayları ve kişileri anlatmak için tercih edilmiş herhangi bir yöntem olduğuna inanmıyorum. Aslında Beckket’in tam olarak ne anlatmak istediğinden ya da gerçekten bir şey anlamamızı istediğinden de emin değilim. Zaten önemi de yok. Her okuyucu ve her okuma  için birbirinden farklı Samuel Beckett’lar var.

    Samuel Beckett

    Sonraki Kategori : Sinema

    Sonraki Konu: Mulholland Çıkmazı

     
    • catiski 5:16 pm on January 3, 2009 Permalink | Reply

      Herkes için farklı anlamlar çıkarılabilir olduğu, benim anladığımın yanlış olamayacağını kanıtlayamaz, doğru şeyler söylüyor olabilirim demek istemiş olabilir misin acaba?

      Bu arada Beckett’ın “film” adında 17 (onyedi) dakikalık sessiz bi’ tane kısa filmi bulunmaktadır. 1965 yılında çekilen film zar zor çekilmiş. Acaba neden bu kadar zorlamış ki Beckett? “benimde bi’ tane filmim olsun lan” mı demiş acaba. Film kendisinden pekte uzak değil karamsarlık, yalnızlık ve kısırdöngü üzerine kurulu. Hatta izleyelim.



      ya da;

      Samuel Beckett’s Film from catiski on Vimeo.

    • rocktobre 12:52 am on January 29, 2009 Permalink | Reply

      beckett’ın ruh hali sebebiyle bu eserleri verebildiğini düşünüyorum.Ne de olsa bir sanatçı ve haliyle duyarlı.İnsanların içinde bulunduğu her türlü hal onu ilgilendirir olmuş iyi de olmuş.Godot’yu beklerken gibi bir eseri verebilen sanatçı gerçekten bir sanatçıdır.Trajik ama gerçek tarafı ise gerçekçi olmayan temellere en büyük gerçekleri oturtabilmiş olması.Onun gibi düşünenler eminim ki halen varlar ve olacaklardırda.

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel